
Şamanik uygulamalar, insanlık tarihinin en eski doğa ve insan anlayışlarından bazılarına dayanır. Farklı coğrafyalarda ve kültürlerde birbirinden farklı biçimlerde gelişmiş olsalar da bu geleneklerin ortak noktalarından biri, insanı doğadan ayrı değil, onun bir parçası olarak görmeleridir.
Şamanik terapi, bu geleneklerde kullanılan bazı sembolik, ritüel ve deneyimsel uygulamalardan yararlanan bütüncül bir çalışma biçimidir. İnsan yalnızca düşünceleriyle değil; bedeni, duyguları, yaşam deneyimleri, çevresi ve kendisine yüklediği anlamlarla birlikte ele alınır.
Şamanik terapinin belirgin özelliklerinden biri araç kullanmasıdır.
Taşlar, bitkiler, tütsüler, su, ateş, toprak gibi doğal unsurlar; davul, ritim ve ses; semboller, imgeler ve çeşitli ritüel uygulamalar çalışmanın bir parçası olabilir. Kullanılan araç, kişinin ihtiyacına ve ele alınan konuya göre değişebilir.
Burada kullanılan nesneler yalnızca dekoratif değildir. Şamanik geleneklerde taşın, bitkinin, ateşin, suyun, sesin ve ritmin farklı sembolik anlamları vardır. Modern bir uygulamada ise bu unsurlar kişinin dikkatini belirli bir konuya yöneltmek, deneyimini somutlaştırmak, duygu ve çağrışımlarını fark etmesini kolaylaştırmak amacıyla da kullanılabilir.
Örneğin bir taş kişinin üzerinde çalıştığı bir duygunun ya da yaşamındaki bir durumun sembolü haline gelebilir. Ateş bırakmayı ve dönüşümü, su akışı ve değişimi, toprak köklenmeyi ve güveni temsil edebilir. Ritmik ses ve davul ise dikkatin dış dünyadan iç deneyime yönelmesine eşlik edebilir.
Şamanik terapide ritüel de önemli bir yere sahiptir. Ritüel burada yalnızca mistik bir uygulama olarak düşünülmez. Bir başlangıcı, bitişi, bırakmayı, kabulü veya kişinin hayatındaki bir geçişi görünür hale getiren sembolik bir eylem olabilir.
Rüyalar, imgeler ve semboller de çalışmanın içerisinde ele alınabilir. Ancak ortaya çıkan bir sembol için herkese uygulanabilecek tek bir anlam aramak yerine, o sembolün kişinin kendi yaşamında neyi çağrıştırdığına bakmak önemlidir.
Şamanik yaklaşımın bir başka özelliği doğayla kurulan ilişkidir. İnsan bedeni de yaşamın doğal ritimlerinin bir parçasıdır. Dinlenmek, hareket etmek, geri çekilmek, yeniden başlamak, bırakmak ve değişmek insan yaşamının doğal döngüleridir. Şamanik terapi kişinin kendi yaşamındaki bu döngüleri ve onlarla kurduğu ilişkiyi fark etmesine alan açabilir.
Bu çalışmalar kişinin kendisini, duygularını, yaşamındaki geçişleri ve bazı tekrar eden deneyimlerini farklı bir açıdan değerlendirmesine yardımcı olmak amacıyla kullanılabilir.
Şamanik terapi ile şamanik psikoterapi aynı şey değildir. Şamanik terapide taşlar, bitkiler, tütsüler, doğal elementler, ses, ritim, semboller ve ritüeller gibi çeşitli araçlardan yararlanılabilir. Şamanik psikoterapi ise insanı ruh–beden–zihin bütünlüğü içinde ele alan ve ağırlıklı olarak terapötik görüşme üzerinden ilerleyen ayrı bir yaklaşım olarak değerlendirilir.
Şamanik terapi modern tıbbi veya psikolojik tedavinin yerine geçen bir yöntem olarak değil, kişinin kendisini ve yaşadığı süreci anlamasına yönelik tamamlayıcı bir yaklaşım olarak ele alınmalıdır.
Bazen insanın anlamaya çalıştığı şeyi yalnızca konuşması değil; görmesi, duyması, dokunması ve deneyimlemesi de gerekir. Şamanik terapinin dili biraz da budur.
Terapi süreci kişinin ihtiyaçları, yaşadıkları ve ulaşmak istediği değişim doğrultusunda şekillenir.
Görüşmeler güven, mahremiyet ve mesleki etik çerçevesinde yürütülür.
Terapi süresi ve görüşme sıklığı kişinin ihtiyacına ve ele alınan konuya göre değişebilir.
Web sitesi trafiğini analiz etmek ve web sitesi deneyiminizi optimize etmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Çerez kullanımımızı kabul ettiğinizde, verileriniz tüm diğer kullanıcı verileriyle birlikte derlenir.