
Bir düşüncenin yanlış olduğunu bilmek, o düşüncenin üzerimizdeki etkisini her zaman ortadan kaldırmaz. İnsan bazen kendisine zarar veren bir düşünceyi çok iyi fark eder, nereden geldiğini bilir, hatta artık ona inanmak istemediğini de bilir; buna rağmen benzer durumlarla karşılaştığında aynı duygusal tepkiyi vermeye devam edebilir.
Çünkü zihinsel değişim yalnızca eski düşünceleri fark etmekle değil, onların yerine kullanılabilecek yeni ve daha işlevsel düşünce, duygu ve davranış biçimlerinin öğrenilmesi ve tekrar edilmesiyle de ilgilidir.
Bilinçaltı Besleme Terapisi, kişinin artık kendisine hizmet etmeyen düşünce ve inançlarını fark ettikten sonra, ihtiyaç duyduğu yeni zihinsel ve duygusal yapılanmayı desteklemek amacıyla kullanılan bir yöntemdir.
Buradaki “besleme” sözcüğü, zihne rastgele olumlu cümleler söylemek anlamına gelmez. Amaç kişinin inanmadığı sözleri tekrar ederek kendisini olumlu düşünmeye zorlaması da değildir.
Örneğin kendisini uzun yıllar boyunca “yetersiz” hisseden bir insana yalnızca “Ben yeterliyim” cümlesini tekrar ettirmek, bu düşüncenin altında bulunan deneyimler ve duygusal bağlantılar ele alınmadığında çoğu zaman yeterli olmayacaktır.
Öncelikle kişinin kendisi hakkında bu sonuca nasıl ulaştığının anlaşılması gerekir. Ardından eski düşüncenin yerine, kişinin bugünkü gerçekliğiyle uyumlu ve içselleştirebileceği yeni düşünce ve davranış biçimlerinin oluşturulması üzerinde çalışılabilir.
Bu süreçte terapötik telkinler, imgeleme, tekrarlar, kişinin kendisiyle kurduğu iç iletişim ve günlük yaşamda uygulanabilecek zihinsel ve davranışsal yöntemlerden yararlanılabilir. Kullanılan yöntem ve ifadeler kişiye, yaşadığı probleme ve ulaşmak istediği değişime göre belirlenir.
Bilinçaltı Besleme Terapisinin önemli noktalarından biri tekrardır. Çünkü yıllar boyunca tekrar edilmiş bir düşünce ya da davranış biçiminin etkisinin, yalnızca bir kez farklı düşünmekle ortadan kalkmasını beklemek gerçekçi değildir. Yeni düşüncenin günlük yaşamın içinde kullanılması ve yeni davranışlarla desteklenmesi gerekir.
Amaç kişinin her şeye olumlu bakması değildir. Üzüntüyü, öfkeyi, korkuyu ya da hayatın güçlüklerini yok saymak da değildir. Amaç, kişinin yaşadığı olaylar karşısında kendisini otomatik olarak eski düşünce ve davranışlarının içinde bulmak yerine, daha sağlıklı ve işlevsel seçeneklere ulaşabilmesini desteklemektir.
Bu süreç özgüven, özdeğer, sınır koyma, ilişkiler, başarıya ilişkin düşünceler, korkular, kişinin kendisiyle konuşma biçimi ve yaşamında tekrar eden bazı davranış örüntüleri üzerinde uygulanabilir.
Bilinçaltı Analizi bize “Beni bugün hâlâ ne yönetiyor?” sorusunun cevabını aratırken, Bilinçaltı Besleme Terapisi bir sonraki soruya geçer:
“Artık böyle düşünmek, hissetmek veya davranmak istemiyorsam; yerine ne koyacağım?”
Çünkü insan yalnızca kendisine artık hizmet etmeyen düşüncelerden vazgeçerek değişmez. Yeni olanı öğrenmesi, deneyimlemesi ve hayatının içinde kullanmaya başlaması gerekir.
Terapi süreci kişinin ihtiyaçları, yaşadıkları ve ulaşmak istediği değişim doğrultusunda şekillenir.
Görüşmeler güven, mahremiyet ve mesleki etik çerçevesinde yürütülür.
Terapi süresi ve görüşme sıklığı kişinin ihtiyacına ve ele alınan konuya göre değişebilir.
Web sitesi trafiğini analiz etmek ve web sitesi deneyiminizi optimize etmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Çerez kullanımımızı kabul ettiğinizde, verileriniz tüm diğer kullanıcı verileriyle birlikte derlenir.